İsa’nın Çarmıhta Ölümü ve Kuran

This post is also available in: enEnglish (?ngilizce) idIndonesia (Endonezya dili) ar??????? (Arapça) zh-hant???? (Klasik Çince) deDeutsch (Almanca) hi?????? (Hintçe) fa????? (Farsça)

Hristiyan inancında İsa’nın çarmıha gerilerek ölümünün tarihsel kökenleri mevcuttur

Hristiyanlığın kökeni Tanrı’nın tarih boyunca yaptıklarında yatar. Gerçekten de Hristiyanların inandıkları ile Tanrının yaratmış olduğu dünyadaki işleri arasında bir bağ mevcuttur.

Hristiyan J. Gresham Machen şunları yazmıştır:

İlk kilise sadece İsa’nın ne söylemiş olduğuyla değil aynı zamanda ve temel olarak İsa’nın neler yapmış olduğuyla ilgilenmiştir. Dünya bir olayın ilanıyla kurtarılmıştır. Ve bu olayla beraber olayın anlamı da vardır. Ve olayla beraber, olayın anlamını izah etmek bir doktrindir. Bu iki unsur her zaman Hristiyanlığın mesajında bir araya gelmiştir. Olayların anlatımı tarihtir; Olanları, olayların anlamıyla beraber anlatımı ise doktrindir. “Pontus Pilatus’un döneminde acı çekti, çarmıha gerildi, öldü ve gömüldü” – bu tarihtir. “Beni sevdi ve benim için Kendisini feda etti”—bu doktrindir. İlk kilisenin Hristiyanlık inancı böyleydi.”1Christianity and Liberalism, 25,26

Hıristiyan inancı ve tarih arasındaki ilişki önemlidir; çünkü yüz milyonlarca Müslüman, İsa’nın çarmıhtaki ölümünün tarihi olayını reddeder.2Mucizelerin imkansız olduğunu söyleyen seküler varsayımlar da dahil inanç, tarihsel olayların doğruluğu ya da yanlışlığını kanıtlamaz. Aksine, Yahudi-Hristiyan inancı “eski ve yeni İsrail’in tarihsel deneyimlerinden, yani Tanrı’nın Kendisini bilinir hale getirmesinden doğmuştur. Bu gerçek, Hristiyan inancına özel bir anlam ve onu diğerlerinden ayıran bir objektiflik katmaktadır” (George Eldon Ladd). İslam dininin Yahudilik ve Hristiyanlık gibi semavi ayrıldığı en önemli noktalardan biri, İslam’ın Tanrı’nın tarihteki işlerinden ayrılmış olmasıdır. Bunu söylerken anlatmak istediğim şey, İslam’ın sadece bir kişinin söylediklerine ve yaşamına ve Muhammed’in kendisinden yüzyıllar önce olduğunu söylediği şeylere dayanıyor olmasıdır. Bu ciddi hatanın önemi göz ardı edilemez. Bazı Müslümanlar, İslam öncesi vahiylerin yanlış olduğunu söyleyerek İslam’ı bu ciddi hatadan kurtarmaya çalıştı—ve başarısız oldu. Gerçek ise şu ki İslam tek bir kişinin söylediklerine dayanması tuhaftır ve semavi dinlerden sapmak anlamına gelmektedir.

Yüz milyonlarca Müslüman İsa’nın çarmıhta öldüğünü inkar ediyor

İsa’nın çarmıha gerilişi hakkında Kur’an’da geçen sözler:

157 Bir de Meryem oğlu İsa Mesih’i; yani Allah’ın Elçisini “Biz öldürdük” demeleri vardır. Onu ne öldürdüler ne de astılar ama böyle bir şüpheye düşürüldüler. Anlaşmazlığa düştükleri bu şeyde tam bir şüphe içindedirler. Bu konuda bilgileri sadece varsayıma uymaktan ibarettir. Onu kesin olarak öldürmediler: 158Hayır, Allah onu, Kendisine yükseltti. Ve Allah Azîz’dir (üstündür, güçlüdür), Hakîm’dir (hüküm ve hikmet sahibidir). (Nisa Suresi 4:157-158).3Kur’an’da geçen 4:157 suresi İsa’nın çarmıha gerilişinin Kur’an’da yer aldığı tek suredir ve buradan yola çıkarak Müslümanlar İsa’nın çarmıhta ölmediği anlamını çıkarırlar.

Muhammed’in kuzeni ve birçok Müslüman tarafından “Kur’an tefsirinin babası” ve “[Bilgi] denizi” olarak tanınan Ibn ‘Abbas (d.68/687) Kur’an’ın 4:157-158 suresi hakkında şunları söylemiştir:

(Ve Meryem oğlu İsa Mesih’i; yani Allah’ın Elçisini biz öldürdük demeleri vardır) Allah onların adamı Tatianos’u [bir Roma askeri] mahvetti. (Onu ne öldürdüler ne de astılar) Allah Tatianos’u İsa gibi gösterdi ve İsa yerine onu [Tatianos] öldürdüler; (Anlaşmazlığa düştükleri bu şeyde) onun ölümü ile ilgili olarak (tam bir şüphe içindedirler) öldüğü hakkında şüphe içindedirler; (Bu konuda bilgileri sadece varsayıma uymaktan ibarettir) varsayım dahi değil; (Onu kesin olarak öldürmediler) yani onu kesinlikle öldürmediler. (Hayır, Allah onu, Kendisine yükseltti) cennete. (Ve Allah Azîz’dir) düşmanlarına bunun cezasını vermekte, (Hakîm’dir) Ona inananlara zafer bahşetmekte: O Peygamberini kurtarmış ve onların adamlarını öldürmüştür. (Tafsir Ibn ‘Abbas, çeviren Mokrane Guezzou)

al-Baydawi (d.685/1282) suresini yorumlayan klasik İslam yorumcularından birisi İsa’nın çarmıha gerilişi hakkında şöyle diyor:

Bir grup Yahudi’nin İsa’ya ve annesine hakaret ettikleri ve bu yüzden İsa’nın onlara karşı Tanrı’ya yalvardığı biçiminde bir hikaye bulunuyor. Tanrı onları [İsa ve annesine hakaret edenleri] maymuna ve domuza çevirdiğinde, Yahudi’ler konsili toplayıp İsa’yı öldürmeye karar verdiler. Daha sonra Tanrı İsa’ya onu cennete göndereceğini söyledi ve İsa da havarilerine dönüp: “Aranızdan kim benim görünüşüme benzemek, [benim yerime] ölmek, çarmıha gerilmek ve [dosdoğru] cennete gitmek istersiniz?” dedi. Aralarından birisi kendisini öne sürdü ve Tanrı onu İsa kılığına sokarak çarmıha gerdi. Başkaları o kişinin İsa’nın varlığına inanıyormuş gibi yaptığını ancak onu fitnelediğini ve bunun üzerine de Tanrı’nın o kişiyi İsa’ya benzer bir kılığa sokarak onu çarmıha gerdiğini söylemektedirler.4çevirisi Francis E. Peters, Judaism, Christianity, and Islam: The Classical Texts and Their Interpretation, cilt. 1, From Covenant to Community, bölüm.3, no.30 [Princeton: Princeton Üniversitesi Yayınları, 1990], 151

İslam’ın İsa’nın çarmıhta öldüğünü inkar etmesi tarihin yeniden radikal bir biçimde tanımlanmasıdır

İslam’ın İsa’nın çarmıhta öldüğünü reddetmesi tarihin yeniden radikal bir biçimde tanımlanmasıdır.5Bazı İslam mezhepleri Kur’an’ın İsa’nın çarmıha gerilerek ölümünü reddetmediğini söylüyor: “Bazı falasifa ve İsmaili tefsircileri bu bölümü şöyle yorumlamıştır: Yahudiler İsa’yı tamamen yok etmeyi amaçlamıştır; ama onlar onun sadece nasut [insanlığı] çarmıha germiştir ve onun lahut [kutsallığı] hayatta kalmıştır; krş. L. Massignon, Le Christ dans les Évangiles selon Ghazali, REI, 1932, 523-36, Rasa’il Ikhwan al-Safa (ed. Bombay, iv, 115)’dan metinler, Abu Hatim al-Razi (about 934)’den bir pasaj ve İsmaili Mu’ayyad Shirazi (1077)’den başka bir pasajdan alıntı yapılmıştır. Ancak bu tefsir genel Kabul görmemiştir ve İsa’nın çarmıha gerilerek ölümünün reddedilmesi genel kabul görmektedir. Bu reddediş ise Kur’an’ın mantığı ile tam anlamıyla bağdaşmaktadır” (Anawati, G.C. “Isa.”, in The Encyclopaedia of Islam, E. J. Brill, Leiden, CD-ROM sürümü). İsa’nın çarmıha gerilerek öldüğüne inanan küçük bir Müslüman azınlık ise İsa’nın ölümünü günahın bir kefareti olarak yorumlamaz. Onlar İsa’nın bedeninin bizi kurtarmak için haftanın ilk günü dirildiğine de inanmazlar (Romalılar 4:251 Korintliler 15:3-4). Şii İsmaili görüşü hakkında daha fazlası için bkz. Khalil Andani, “They Killed Him Not: The Crucifixion in Shi‘a Isma‘ili Islam.”

Bir insan gerçeklere inanmazsa, Tanrı’nın dünyada yarattığı şeyleri görüp, duyup ve öğrenebilir mi?

Gözlem, şahadet, tanıklık ve insan analizi, yüzyıllar önce Golgota’da olan şeyleri öğrenmemizde çok az role sahiptir ya da bunda hiç rol oynamaz. Nihayetinde önemli olan tek şey, gözlem ya da yazılı tarih yerine Hz. Muhammed’in bir meleğin kendisine geçmişte olmuş bir şeyi gösterdiğini söylemiş olmasıdır. Tüm bunlar Hz. Muhammed’in bu olayın yaşanmasından yüzyıllar sonra ve yüzlerce kilometre uzakta yaşamış olduğu gerçeğine karşın söylenmiştir ve hiçbir kanıt sunulmamıştır.

İsa’nın Çarmıha Gerilerek Ölümü Hakkında Tarihsel Gerçekler

Eski Antlaşma peygamberleri İsa’nın ölümü ve defnedilmesine tanıklık ettiler.

Yeşaya İsa’dan yaklaşık 700 yıl önce şöyle yazdı:

Yeşaya 53:7-9 O baskı görüp eziyet çektiyse de Ağzını açmadı; Kesime götürülen kuzu gibi, Kırkıcıların önünde sessizce duran koyun gibi Açmadı ağzını. Acımasızca yargılanıp ölüme götürüldü. Halkımın başkaldırısı ve hak ettiği ceza yüzünden diriler diyarından atıldığını Onun kuşağından düşünen oldu mu? Şiddete başvurmadığı, Ağzından yalan çıkmadığı halde, Ona kötülerin yanında bir mezar verildi, Ama öldüğünde zenginin yanındaydı.

İsa Kendi ölümünü birçok defa doğruladı.

Matta 16:21 Bundan sonra İsa, kendisinin Kudüs’e gitmesi, ihtiyarlar, başkâhinler ve din bilginlerinin elinden çok acı çekmesi, öldürülmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiğini öğrencilerine anlatmaya başladı.
Matta 20:17-19 İsa Kudüs’e giderken, yolda on iki öğrencisini bir yana çekip onlara özel olarak şunu söyledi: «Şimdi Kudüs’e gidiyoruz. İnsanoğlu, başkâhinlerin ve din bilginlerinin eline teslim edilecek, onlar da O’nu ölüm cezasına çarptıracaklar. O’nunla alay etmeleri, kamçılayıp çarmıha germeleri için O’nu diğer uluslara teslim edecekler. Ne var ki O, üçüncü gün dirilecek.»
Matta 26:1-2 İsa bütün bunları anlattıktan sonra öğrencilerine şöyle dedi: «Biliyorsunuz, iki gün sonra Fısıh bayramıdır, ve İnsanoğlu çarmıha gerilmek üzere ele verilecek.”
Matta 26:6-12 Beytanya’da cüzamlı Simun’un evindeyken, yanına bir kadın geldi. Kadın, kaymaktaşından bir kap içinde çok değerli, hoş kokulu bir yağ getirmişti. İsa sofrada otururken, kadın yağı O’nun başından aşağı döktü. Öğrenciler bunu görünce kızdılar. «Nedir bu savurganlık?» dediler. «Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.» Söylenenleri fark eden İsa, öğrencilerine, «Kadını neden üzüyorsunuz?» dedi. «Benim için güzel bir şey yaptı. Yoksullar her zaman aranızdadır, ama ben her zaman aranızda olmayacağım. Kadın bu hoş kokulu yağı, beni gömülmeye hazırlamak için bedenimin üzerine boşalttı.

İsa’nın çarmıhta ölümünün görgü tanıkları:

  • Mecdelli Meryem
  • Yakup ve Yusuf’un annesi Meryem
  • İsa’nın annesi Meryem
  • İsa’nın sevdiği havari (Yuhanna 19:26)

İsa’nın ölü bedeninin defnine katılanlar:

  • Aramatyalı Yusuf
  • Nikodemus
  • Mecdelli Meryem
  • Yakup ve Yuduf’un annesi Meryem

Hristiyan olmayan kaynaklarda İsa’nın ölümü hakkında yazılar:

  • Josephus (MS 37’de doğmuş ve MS 100’de ölmüş Yahudi tarihçi) İsa’nın ölümünden bahseder (Antiquities 18.3.3).6Metinde şöyle yazar, “Pilatus, halkın önde gelenlerinin talebiyle onu çarmıha mahkum ettiği zaman…” Testimonium Flavianum adlı bu pasaj tartışmalıdır ve pasajın tamamının Josephus tarafından yazıldığı kabul edilmemelidir. Bununla birlikte, tanınmış akademisyenler John P. Meier ve Joseph Klausner, İsa’nın çarmıha gerilişi ile ilgili bölümün özgün olduğunu kabul etmiştir.
  • Romalı ünlü tarihçi Tacitus (AD 55-120) MS 115 civarında İsa’nın Pilatus tarafından “idam edildiğini” yazmıştır (Annals 15.44).7Müslümanlar bazen Josephus ve Tacitus’un yazılarının özgünlüğünü ve geçerliliğini reddeder. Peki, olan şey hakkındaki kendi söylemlerinin tarihsel kanıtına sahipler mi?

Çok sayıda görgü tanığı İsa’nın dirilişine şahit oldu:8Diriliş sözcüğü, bir kişiyi öldükten sonra ayakta/hayatta görme anlamına gelir.

İsa, yaptığı ve öğrettiği şeylere şahitlik ve tanıklık etmeleri için havariler seçti. İsa’nın önde gelen havarilerinden biri Petrus idi. Petrus, İsa’nın ölümünden ve cennete yükselişine kadar İsa’nın dirilişine görgü tanıklığı etti. Petrus şunları söyledi,

Tanrı, İsa’yı ölümden diriltti ve biz hepimiz bunun tanıklarıyız. O, Tanrı’nın sağına yüceltilmiş, vaat edilen Kutsal Ruh’u Baba’dan almış ve şimdi gördüğünüz ve işittiğiniz gibi, bu Ruh’u üzerimize dökmüştür. Davut, kendisi göklere çıkmadığı halde şöyle der: “ ‘Rab, Rabbim’e dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek, sağımda otur.” ’ “Böylelikle bütün İsrail halkı şunu kesinlikle bilsin: Tanrı, sizin çarmıha gerdiğiniz İsa’yı hem Rab hem Mesih yapmıştır.” (Elçilerin İşleri 2:32–36)

Havari Petrus, İsa’ çarmıha gerildikten sonra Onu gördü.9İncil çalışmalarında uzmanlık yapmış Hristiyan olmayanlar—İsa’nın mucizelerine ve bakireden doğum doktrinine inanmayan akademisyenler—gittikçe artan şekilde şu sonuca varıyor:
“Petrus ve havarilerin İsa’nın ölümü sonrasında, İsa’nın onlara dirilmiş İsa olarak kendini gösterdiği deneyimler yaşamış oldukları tarihsel bir gerçek olarak kabul edilebilir”(Gerd Lüdemann, “What Really Happened to Jesus”, s.80.)
Agnostik bir profesör olan Bart Ehrman şöyle yazmıştır:
“O zaman neden bazı havariler İsa’yı çarmıha gerildikten sonra gördüklerini iddia etti? Bazı havarilerin bunu iddia ettiklerine hiçbir şüphem yok…Yirmi beş sene sonra yazan Pavlus, havarilerin bunu iddia ettiklerini söylüyor ve onun bunu uydurduğunu düşünmüyorum. Ve havarilerin en az birkaçını tanıyordu, üç sene sonraki bir etkinlikte onlarla tanışmıştı.”
Gary Habermas’a göre Gerd Lüdemann ve Bart Ehrman ile benzer sonuçlara varan akademik araştırmaların sayısı artıyor. Daha fazlası için bkz. Gary Habermas’ın literatür taraması, Resurrection Research from 1975 to the Present: What are the Critical Scholars Saying?

Yuhanna da İsa’mım yaptıkları ve öğretilerine şahitlik ve tanıklık etmeyi seçen başka bir havariydi. Yuhanna İsa’nın ölümü ve dirilişine şahitlik etti,

Sevginin ne olduğunu Mesih’in bizim için canını vermesinden anlıyoruz. Bizim de kardeşlerimiz için canımızı vermemiz gerekir. (1 Yuhanna 3:16)

İsa’nın çarmıhta öldüğü ve ölümden sonra dirilişi hakkındaki şahadete inanmak Musa’nun yasasının bir gereğidir.

Yasa/Tevrat, bir meselenin iki ya da üç görgü tanığı ile çözümlenmesini gerektirir (Yasanın Tekrarı 17:6-7). İsa’nın ölümden sonra dirilişinin yüzlerce tanığı vardı (1.Korintliler 15:1-8). Dolayısıyla, İsa’nın tanıklığı, Eski Antlaşma peygamberleri, İsa’nın takipçileri, Hristiyan olmayan tarihçiler, vb. gerçek, yasal ve inandırıcıdır.

Kur’an ve Kur’an’a inananlar çarmıha gerilişi sırasında neler olduğu ve İsa’nın takipçilerinin neden İsa’nın çarmıhta ölümüne ve ölümden sonra dirilişine şahitlik ettiği hakkında kararsızdır.

Her ne kadar kesin olduğunu iddia etse de An-Nisa 4:157 suresi, tarihsel kesinlikten uzak bir tarihsel iddiadır:

Nisa Suresi 4:157 Bir de “Biz Allah’ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük” demeleridir. Oysa onu ne öldürdüler, ne de astılar. Fakat öldürdükleri kimse, onlara İsa gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, ondan yana tam bir kuşku içindedirler. O hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesinlikle öldürmediler.

Tarihi açıdan bu iddia doğru değildir. Bu iddia olayın gerçekleşmesinden yüzyıllar sonra yapılmıştır ve tarihi bir dayanağı yoktur. İsa’nın havarilerinin hiç birisi İsa’nın çarmıhta ölmüş gibi gösterildiğini yazmamış ve beyan etmemişlerdir. Kuran kimin çarmıhta öldüğünü açıklamaz. Kuran, İsa’nın havarilerinin yüzyıllar boyunca aldatılıp aldatılmadıklarını ve neden Allah’ın tüm dünyanın aldanmasına müsaade ettiğini (yoksa Allah mı dünyayı aldattı?) açıklamamaktadır. Kesin bir bilgisi olmayan, çarmıhta ne yaşandığına dair şüphelerle dolu olan Müslümanlar varsayımda bulunmaktadır. Bütün Hristiyanlar (Katolik, Ortodoks ve Protestan) İsa’nın çarmıhta öldüğüne inanmaktadırlar. Hıristiyanlar her konuda hemfikir değildirler. Farklı düşündüğümüz çok şey vardır. Ancak hemfikir olduğumuz tek bir şey varsa o da İsa’nın çarmıhta öldüğüdür.10“Tarihteki en kesin gerçeklerden biri İsa’nın Roma’nın Yahudiye valisi Pontius Pilatus tarafından çarmıha gerilmiş olmasıdır” ” (Bart Ehrman, The Historical Jesus: Lecture Transcript and Course Guidebook, Bölüm 2 / 2 [Chantilly, VA: The Teaching Company, 2000], 162). İsa’nın çarmıha gerilişinin tarihselliği hakkında ezici bir fikir birliği bulunmaktadır.11Bu önemlidir çünkü Müslümanlar Itmam al-hujjah (اتمام الحجة) kavramına inanırlar. Itmam al-hujah (اتمام الحجة) dini gerçekliğin Allah’ın elçisi tarafından tamamen açıklığa kavuşturulduğu inancıdır. İsa’nın çarmıhta öldüğü söz konusu olduğunda –İsa, kutsal kitap ve tarih açık ve nettir. Eğer Muhammet Allah’ın elçisi olmuşsa büyük bir olasılıkla İsa’nın çarmıhta öldüğü tarihsel gerçeğine reddetmezdi. Muhammed’in açıklıktan yoksun olması ve Müslümanların çarmıhta ne olduğu konusunda yanılmaları Muhammed’in Allah’ın elçisinin olmadığının kanıtıdır.

Bunu kısaca açıklamak gerekirse, Musa Kanunları Kur’an’a inanmayı yasadışı, kanunsuz hale getirir ve dolayısıyla da Kur’an’a inanmak günahtır.

Üç resim: Kutsal Kitap, Kur’an ve Hakim tokmağı.
İsa’nın çarmıhta ölümü ve dirilişiyle ilgili kanıtlar ve gerçekler gözlerinizin önündedir. Gerçeklere dayanarak bir karar vermelisiniz.

Tanrı’nın işlerini reddetmek sadece ahlaka aykırı olmakla kalmaz. Bu aynı zamanda mantıksızdır.

Eğer kişinin inançları gerçek dünyayla örtüşmez ise ciddi problemler ortaya çıkar. Bir psikiyatri hastasının sürekli öldüğünü söylemesiyle ilgili bir hikaye vardır. Doktorlar defalarca hastayı ölmüş olmadığına ikna etmeye çalışmış ancak başarılı olamamışlardır.

Saatlerce uğraşmışlar ve ölülerin kanının akmadığını söyleme yoluyla hastayı hayatta olduğuna inanmaya ikna etmeye çalışmışlardır. Otopsileri izledikten, kan dolaşımının nasıl gerçekleştiğiyle ilgili açıklamaları dinledikten ve tıp kitaplarını okuduktan sonra psikyatri hastası “Peki, tahmin ediyorum ki sadece hayatta olan insanların kanı akar.”

Hasta bu gerçeği kabul eder etmez doktorlardan birisi bir iğneyi hastanın damarına batırmıştır. Sonrasında doktorlar “Kanıyorsun, kanıyorsun! Bu ne demek?” diye bağırmaya başlamışlardır.

Psikiyatri hastası kanayan koluna bakmış ve “GERÇEKTEN DE ÖLÜLERİN KANI AKIYOR!” diye haykırmıştır.

Psikiyatri hastasının aklında onun ÖLÜ olduğu vardır. Ancak aklı gerçeklikle örtüşmemektedir.12Bu öykü John Warwick Montgomery’ nin Suicide of Christian Theology kitabındaki “Tanrı’nın Ölümü”, s. 122’den alınmıştır. Dr. Montgomery’nin vurguladığı nokta şudur: “eğer geçersiz varsayımlara sıkı sıkıya bağlıysanız, gerçekler size hiç bir anlam ifade etmez.”

İslam’ın da benzer bir problem vardır. İsa’nın çarmıhta ölmediğini iddia etmesi gerçeklikle bağdaşmaz. Bu tarihle de bağdaşmaz. Tarihte meydana gelen olaylar herkes için gerçek olduğu için tarih önemlidir:

Bunlar [İncil’de geçen olaylar], tarihte oldukları için doğrudur ve tarihte olan şeyler sadece görgü tanıkları için değil herkes için gerçektir.13Michael Horton, “Heaven Came Down”; Modern Reformation, Kas./Ara. 1995, Cilt. 4 No. 6

İsa’nın ölümü ve dirilişi herkes için müjdedir, çünkü hepimiz bir gün öleceğiz. İsa öldükten sonra dirilmiştir ve içindeki inanç ile sonsuza kadar yaşayacaktır,

Romalılar 10:9 İsa’nın Rab olduğunu ağzınla açıkça söyler ve Tanrı’nın O’nu ölümden dirilttiğine yürekten iman edersen, kurtulacaksın.

Sizi, gerçek ve tek kurtuluş yolu olarak Hristiyanlığı kucaklamaya davet ediyorum. İsa şöyle söylemiştir: “Benim O olduğuma iman etmezseniz günahlarınızın içinde öleceksiniz” (Yuhanna 8:24).

Hıristiyan ve Müslüman Diyaloğu
Sorularınız olması halinde ya da bu konuda daha fazla sohbet etmek isterseniz buraya tıklayın.

İsa’ya inanın ve günahlarınızın bağışlanması için vaftiz olun ve sonsuz yaşamın sizi beklediğinden emin olabilirsiniz. Bu kesinlik, Tanrı’nın gerçek dünyada İsa’nın çarmıhtaki ölümü, Onun defni, dirilişi ve cennete yükselişine ilişkin olarak yapmış olduğu şeyden kaynaklanır.

Kur’an ve İsa’nın Çarmıha Gerilmesini İzle

Şunlar da ilginizi çekebilir:

Türk Müslümanlar İsa Mesih’e İnanıyor

Üçleme, Tevhid ve Monoteizm

References   [ + ]

1. Christianity and Liberalism, 25,26
2. Mucizelerin imkansız olduğunu söyleyen seküler varsayımlar da dahil inanç, tarihsel olayların doğruluğu ya da yanlışlığını kanıtlamaz. Aksine, Yahudi-Hristiyan inancı “eski ve yeni İsrail’in tarihsel deneyimlerinden, yani Tanrı’nın Kendisini bilinir hale getirmesinden doğmuştur. Bu gerçek, Hristiyan inancına özel bir anlam ve onu diğerlerinden ayıran bir objektiflik katmaktadır” (George Eldon Ladd). İslam dininin Yahudilik ve Hristiyanlık gibi semavi ayrıldığı en önemli noktalardan biri, İslam’ın Tanrı’nın tarihteki işlerinden ayrılmış olmasıdır. Bunu söylerken anlatmak istediğim şey, İslam’ın sadece bir kişinin söylediklerine ve yaşamına ve Muhammed’in kendisinden yüzyıllar önce olduğunu söylediği şeylere dayanıyor olmasıdır. Bu ciddi hatanın önemi göz ardı edilemez. Bazı Müslümanlar, İslam öncesi vahiylerin yanlış olduğunu söyleyerek İslam’ı bu ciddi hatadan kurtarmaya çalıştı—ve başarısız oldu. Gerçek ise şu ki İslam tek bir kişinin söylediklerine dayanması tuhaftır ve semavi dinlerden sapmak anlamına gelmektedir.
3. Kur’an’da geçen 4:157 suresi İsa’nın çarmıha gerilişinin Kur’an’da yer aldığı tek suredir ve buradan yola çıkarak Müslümanlar İsa’nın çarmıhta ölmediği anlamını çıkarırlar.
4. çevirisi Francis E. Peters, Judaism, Christianity, and Islam: The Classical Texts and Their Interpretation, cilt. 1, From Covenant to Community, bölüm.3, no.30 [Princeton: Princeton Üniversitesi Yayınları, 1990], 151
5. Bazı İslam mezhepleri Kur’an’ın İsa’nın çarmıha gerilerek ölümünü reddetmediğini söylüyor: “Bazı falasifa ve İsmaili tefsircileri bu bölümü şöyle yorumlamıştır: Yahudiler İsa’yı tamamen yok etmeyi amaçlamıştır; ama onlar onun sadece nasut [insanlığı] çarmıha germiştir ve onun lahut [kutsallığı] hayatta kalmıştır; krş. L. Massignon, Le Christ dans les Évangiles selon Ghazali, REI, 1932, 523-36, Rasa’il Ikhwan al-Safa (ed. Bombay, iv, 115)’dan metinler, Abu Hatim al-Razi (about 934)’den bir pasaj ve İsmaili Mu’ayyad Shirazi (1077)’den başka bir pasajdan alıntı yapılmıştır. Ancak bu tefsir genel Kabul görmemiştir ve İsa’nın çarmıha gerilerek ölümünün reddedilmesi genel kabul görmektedir. Bu reddediş ise Kur’an’ın mantığı ile tam anlamıyla bağdaşmaktadır” (Anawati, G.C. “Isa.”, in The Encyclopaedia of Islam, E. J. Brill, Leiden, CD-ROM sürümü). İsa’nın çarmıha gerilerek öldüğüne inanan küçük bir Müslüman azınlık ise İsa’nın ölümünü günahın bir kefareti olarak yorumlamaz. Onlar İsa’nın bedeninin bizi kurtarmak için haftanın ilk günü dirildiğine de inanmazlar (Romalılar 4:251 Korintliler 15:3-4). Şii İsmaili görüşü hakkında daha fazlası için bkz. Khalil Andani, “They Killed Him Not: The Crucifixion in Shi‘a Isma‘ili Islam.”
6. Metinde şöyle yazar, “Pilatus, halkın önde gelenlerinin talebiyle onu çarmıha mahkum ettiği zaman…” Testimonium Flavianum adlı bu pasaj tartışmalıdır ve pasajın tamamının Josephus tarafından yazıldığı kabul edilmemelidir. Bununla birlikte, tanınmış akademisyenler John P. Meier ve Joseph Klausner, İsa’nın çarmıha gerilişi ile ilgili bölümün özgün olduğunu kabul etmiştir.
7. Müslümanlar bazen Josephus ve Tacitus’un yazılarının özgünlüğünü ve geçerliliğini reddeder. Peki, olan şey hakkındaki kendi söylemlerinin tarihsel kanıtına sahipler mi?
8. Diriliş sözcüğü, bir kişiyi öldükten sonra ayakta/hayatta görme anlamına gelir.
9. İncil çalışmalarında uzmanlık yapmış Hristiyan olmayanlar—İsa’nın mucizelerine ve bakireden doğum doktrinine inanmayan akademisyenler—gittikçe artan şekilde şu sonuca varıyor:
“Petrus ve havarilerin İsa’nın ölümü sonrasında, İsa’nın onlara dirilmiş İsa olarak kendini gösterdiği deneyimler yaşamış oldukları tarihsel bir gerçek olarak kabul edilebilir”(Gerd Lüdemann, “What Really Happened to Jesus”, s.80.)
Agnostik bir profesör olan Bart Ehrman şöyle yazmıştır:
“O zaman neden bazı havariler İsa’yı çarmıha gerildikten sonra gördüklerini iddia etti? Bazı havarilerin bunu iddia ettiklerine hiçbir şüphem yok…Yirmi beş sene sonra yazan Pavlus, havarilerin bunu iddia ettiklerini söylüyor ve onun bunu uydurduğunu düşünmüyorum. Ve havarilerin en az birkaçını tanıyordu, üç sene sonraki bir etkinlikte onlarla tanışmıştı.”
Gary Habermas’a göre Gerd Lüdemann ve Bart Ehrman ile benzer sonuçlara varan akademik araştırmaların sayısı artıyor. Daha fazlası için bkz. Gary Habermas’ın literatür taraması, Resurrection Research from 1975 to the Present: What are the Critical Scholars Saying?
10. “Tarihteki en kesin gerçeklerden biri İsa’nın Roma’nın Yahudiye valisi Pontius Pilatus tarafından çarmıha gerilmiş olmasıdır” ” (Bart Ehrman, The Historical Jesus: Lecture Transcript and Course Guidebook, Bölüm 2 / 2 [Chantilly, VA: The Teaching Company, 2000], 162).
11. Bu önemlidir çünkü Müslümanlar Itmam al-hujjah (اتمام الحجة) kavramına inanırlar. Itmam al-hujah (اتمام الحجة) dini gerçekliğin Allah’ın elçisi tarafından tamamen açıklığa kavuşturulduğu inancıdır. İsa’nın çarmıhta öldüğü söz konusu olduğunda –İsa, kutsal kitap ve tarih açık ve nettir. Eğer Muhammet Allah’ın elçisi olmuşsa büyük bir olasılıkla İsa’nın çarmıhta öldüğü tarihsel gerçeğine reddetmezdi. Muhammed’in açıklıktan yoksun olması ve Müslümanların çarmıhta ne olduğu konusunda yanılmaları Muhammed’in Allah’ın elçisinin olmadığının kanıtıdır.
12. Bu öykü John Warwick Montgomery’ nin Suicide of Christian Theology kitabındaki “Tanrı’nın Ölümü”, s. 122’den alınmıştır. Dr. Montgomery’nin vurguladığı nokta şudur: “eğer geçersiz varsayımlara sıkı sıkıya bağlıysanız, gerçekler size hiç bir anlam ifade etmez.”
13. Michael Horton, “Heaven Came Down”; Modern Reformation, Kas./Ara. 1995, Cilt. 4 No. 6